Duyu Organları Konu Anlatımı

15.06.2020
A+
A-

Biyoloji ayt konu anlatımı, Biyoloji tyt konu anlatımı , Biyoloji yks konu anlatımı… Merhaba arkadaşlar sizlere bu yazımızda Duyu Organları hakkında bilgi vereceğiz. Yazımızı okuyarak bilgi edinebilirsiniz..

Duyu Organları

İç ve dış çevrede meydana gelen değişikleri algılayan ve nöronlara aktaran özel hücrelere reseptör(almaç) adı verilir. Vücut dışındaki uyarılara duyarlı olan reseptörlere dış reseptör; kan basıncı ve pH’ı, vücut duruşu gibi içsel uyarılara duyarlı reseptörlere iç reseptör denir. Vücutta uyarıları algılayan reseptörlerden başka acı ve ağrıyı algılayan serbest sinir uçları ile sıvı basıncını algılayan ozmoreseptörler gibi özel alıcılar da vardır.

 

Tepki verdikleri uyarı tipine göre, duyu reseptörleri beş çeşittir.

Fotoreseptörler: Gözümüzde bulunur, ışığa karşı duyarlıdır.
Kemoreseptörler: Burun ve dilde bulunur, kimyasal uyaranlara karşı duyarlıdır.
Mekanoreseptörler: Deri ve kulakta bulunur. Dokunma, basınç, hareket ve ses gibi uyaranlara karşı duyarlıdır.
Termoreseptör: Deride bulunan ve sıcak ile soğuğu algılayan reseptörlerdir.
Ağrı reseptörleri: Beyin dışında tüm vücutta bulunur.

 

Görme Duyusu Göz

İnsan gözü 4000 – 7400 A° arasındaki dalga boyuna sahip ışıkla uyarılabilen, görme olayını gerçekleştiren organdır. Göz, görmeyi sağlayan ve koruyucu görevi olan yapılardan meydana gelmiştir. Gözdeki koruyucu yapılar; kaşlar, göz kapakları, kirpikler, gözyaşı bezi ve göz yuvarlağını göz çukuruna bağlayan, hareketi sağlayan kaslardır.

Göz dıştan içe doğru sert tabaka (sklera), damar tabaka (koroid) ve ağ tabaka (retina) olmak üzere üç bölümden oluşur.

Tabakalar

Sert Tabaka (Sklera)

Gözün en dış tabakasıdır. Gözü sarar ve iç tabakaları korur. Sert tabakanın gözün ön kısmında saydamlaşıp kubbeleşerek oluşturduğu yapıya kornea (saydam tabaka) denir.

Damar Tabaka

Gözü besleyen damarlar bulunur. Gözün önünde iris ve göz bebeğini oluşturur. İris gözün renkli kısmıdır. Düz kaslardan oluşmuştur. Kasılıp gevşeyerek göze giren ışık miktarını ayarlar. Böylece göz bebeği büyür/küçülür. Göz bebeği irisin ortasındaki siyah renkli kısımdır. Korneadan gelen ışığı göz merceğine yollar. Göz merceği; göz bebeğinden gelen ışın tekrar kırılarak görüntü ağ tabakaya düşer.

Ağ Tabaka

En içteki tabakadır. Duyu almaçları ve sinirler burada yer alır. Sarı leke ağ tabaka üzerinde yer alır.

Sarı leke; esas görüntünün oluştuğu kısımdır. Görüntü burada ters oluşur.

Kör Nokta; sinirlerin gözden çıktığı kısımdır. Burada görüntü oluşmaz.

Göz Hastalıkları

Renk körlüğü (Daltonizm): Kırmızı ve yeşili ayırt edememe durumudur. Kalıtsaldır. Tedavisi yoktur.

Şaşılık: Gözü hareket ettiren kasların uyumsuz çalışması sonucu oluşur. Ameliyatla tedavi edilebilir.

Presbitlik: Yaşlılarda görülür. Göz merceğinin sertleşmesi sonucu oluşur. Yakını göremezler ve tedavisi vardır.

Katarakt: Göz merceğinin saydamlığını kaybetmesi ile oluşur. Ameliyatla tedavi edilebilir.

Miyop: Görüntü sarı lekenin önünde oluşur. Uzağı net göremez. Gözlük, lens ve ameliyatla düzeltilebilir.

Hipermetrop:  Görüntü sarı lekenin arkasında oluşur. Yakını net göremez. Gözlük, lens ve ameliyatla düzeltilebilir.

Astigmatizm: Göz merceği ve korneanın pürüzlü olması sonucu oluşur. Görüntü bulanık ve şekli bozuk görülür. Gözlük, lens ve ameliyatla düzeltilebilir.

Tat Alma Duyusu Dil

Tat alma, beş duyudan biridir. İnsanda tat alma, dile temas eden nesnelerdeki kimyasal maddelerin kemoreseptörler tarafından algılanması sonucu oluşur. Bilimsel anlamda dilin tat alma sistemi ile algıladığı beş temel (ana) tat vardır: tatlı, ekşi, tuzlu, bitter (buruk/acımtırak) ve umami.

Bunlara ilaveten biber vb. yiyeceklerin oluşturduğu yanma hissi “acı” olarak tanımlanır ve gündelik kullanımda sıklıkla temel tatlara dahil edilir. Temel tatlar haricinde yağlı, metalik gibi çok çeşitli tat sınıfları mevcuttur.

Aralarında insanın da bulunduğu kara omurgalılarında tat alma, dilde bulunan ve tat tomurcuğu adı verilen organ tarafından gerçekleştirilir.Balıklarda tat tomurcuğu dudaklarda, yüzgeçlerde ve bazı türlerde kuyrukta bulunur. Kimyasalları algılayan reseptör hücrelerin yaklaşık 50-150’si bir tat tomurcuğunu meydana getirir. Tat tomurcukları dil yüzeyinde gömülü durumdadır ve ağızdaki kimyasallar tat tomurcuğuna tat gözenekleri vasıtasıyla erişir.

Temel Tatlar

Tatlı: Tatlılık, dile temas eden nesnelerde şeker ve bazı diğer maddelerin bulunması sonucu ortaya çıkar. Şekerlemeler, baklava gibi tatlılar ve elma, muz gibi meyveler, ağırlıklı olarak tatlı olan gıdalara örnek verilebilir.

Tuzlu: Tuzluluk, nesnelerde başlıca olarak sodyum iyonları bulunması sonucu ortaya çıkar. Bazı diğer alkali metaller de tuzlu tat verirler.

Ekşi: Ekşilik, nesnelerdeki asit oranına bağlı bir durumdur. Ekşilik, hidroklorik asit baz alınarak ölçülür. Hidroklorik asitin ekşilik indeksi 1’dir. Vişne ve limon ağırlıklı olarak ekşi tada sahip yiyeceklere örnek gösterilebilir.

Bitter:  Bitter, buruk veya acımtırak olarak tanımlanabilecek bir tattır. Zaman zaman gıdalara kasıtlı olarak eklenmekle birlikte genellikle hoş olmayan bir lezzet olarak kabul edilir. Bitter tat veren nesnelere örnek olarak limon kabuğu, bira, zeytin ve kahve verilebilir. Doğadaki pek çok zehirli bitki bitter tada sahiptir ve evrim biyologları insanda düşük eşikli (keskin) bir bitter tat alma duyusunun bulunmasının evrimsel avantajları olduğunu düşünmektedir.

Umami: Umami, “lezzetli” anlamına gelen Japonca kökenli bir sözcüktür ve 20. yüzyılda insanın algıladığı ana tatlardan biri olduğu anlaşılmıştır. Umami, şekerli olmayan, etimsi tatları tarif etmek için kullanılır. Ağırlıklı olarak umami tada sahip gıdalara örnek olarak domates, tahıllar ve kuru fasulye verilebilir. Gıda katkısı monosodyum glutamat (MSG), kuvvetli bir umami tada sahiptir.

Koku Alma Duyusu Burun

Burun, nefes ve koku alma organı olarak iş görür. Solunan havayı ısıtma, temizleme ve nemlendirme gibi görevleri vardır. İnsanların koku duyusu, uçucu ve mukusta çözünebilen kimyasalları algılar. Koku reseptörleri burnun üst kısmında sarı bölge adı verilen yerde bulunur.

Reseptör hücrelerin algılayıcı uçlarında yer alan siller, kokuyu algılar ve uyarı, hücrelerin kendi aksonları aracılığı ile beynin ilgili merkezine götürülür. Uzun süre aynı koku alınırsa koku reseptörleri yorulurlar ve koku hissedilmez. Bu durum koku adaptasyonudur.

Kişinin kendi ten kokusunu veya üzerine sıktığı parfüm kokusunu bir süre sonra algılayamamasının sebebi budur. Bu durumdaki duyu hücreleri ancak ortama yayılan farklı bir kokuyu algılayabilir.

İşitme Duyusu Kulak

İşitme, dış ortamdaki seslerin dış kulak yolundan iç kulağa iletilip iç kulaktaki sinir hücrelerini uyarması ve akustik bilginin beyne aktarılmasıyla dış ortamdaki seslerin algılanmasına denir.

Kulak, işitme ve denge organımızdır. Kulağın yapısı dış kulak, orta kulak ve iç kulak olmak üzere üç kısımdan oluşur.

Dış kulak ses dalgalarını toplayıp orta kulağa iletmekten; orta kulak aldığı ses dalgalarının şiddetini arttırarak iç kulağa iletmekten sorumludur. İç kulak ise aldığı bu ses dalgalarını sinir sinyallerine dönüştürerek beyne gönderir ve beyinde sesin algılanıp yorumlanması gerçekleşir.

Dış Kulak

Kulak kepçesi; kıkırdaktan oluşmuştur. Kıvrımlı olduğu için sesi daha iyi toplar
Kulak yolu; kulak kepçesinden gelen sesi kulak zarına iletir.
Kulak zarı; ince, esnek bir zardır. Ses kulak zarını titreştirir.

Orta Kulak

Vücudumuzdaki en küçük üç kemik çekiç, örs ve üzengi burada yer alır.
Kulak zarının titreşmesi ile sırasıyla çekiç, örs ve üzengi de titreşir. Ve ses oval pencereye iletilir.
Östaki Borusu: Orta kulağı yutağa bağlar. Orta kulak ile dışarısı arasındaki basıncı ayarlayarak kulak zarının patlamasını engeller.

İç Kulak

Kafatası içerisinde yer alır.
Oval pencereden gelen ses dalgaları salyangoza iletilir. Salyangozun içi sıvı ile doludur.
Salyangoz içindeki işitme sinirleri sesi beyne iletilir.
Yarım Daire Kanalları ise beyincik ile dengeyi sağlar.

Dokunma Duyusu Deri

Terleme ile boşaltıma yardımcı olur. Solunumu sağlar. Vücudu dıştan gelebilecek darbelere karşı korur. Vücut ısısını ayarlar

Deri, üst deri ve alt deri olmak üzere iki kısımda incelenir:

Üst Deri (Epidermis)

Örtü epitelinden oluşur. Epidermiste kan damarları ve sinirler bir de ter bezleri yoktur.

-Üst derinin üst kısmı korun tabakası adını alır. Korun tabakası deriyi çarpma, vurma ve mikroorganizmalara karşı korur. Korun tabakasının kalınlaşmasıyla oluşan keratinden saç, tırnak gibi yapılar gelişir.

-Korun tabakasının altında canlı hücrelerden oluşan Malpighi tabakası bulunur. Burada deriye rengini veren melanin pigmenti sentezlenir. Ayrıca ağrı reseptörleri ve ter kanalları da bulunur.

Alt Deri (Dermis)

Üst derinin altındaki tabakadır. Burada kan damarları, sinirler, duyu reseptörleri, kıl kökleri, elastik ve kollajen lifler, düz kaslar, ter ve yağ bezleri bulunur.

Ter bezleri: Dudak hariç tüm vücut yüzeyinde bulunur. Alt deride yer alan bu bezler yumak gibi kıvrılmıştır, gözenekler ile deri yüzeyine açılır. Derinin vücut sıcaklığını düzenlemesi ve boşaltıma yardımcı olması bu bezlerden salgılanan ter sıvısı ile olur.

Yağ bezleri: Salgılarını kılları saran keseciklere vererek derinin yumuşak kalmasını sağlar.

Kıllar: Avuç içi, ayak tabanı, dudaklar hariç tüm vücutta bulunabilir. Kıllar gündüze oranla gece, soğuk ortama oranla sıcak ortamda daha hızlı uzar.

-Alt deride dokunma, basınç, sıcaklık ve ağrı gibi duyuları alan reseptörler bulunur. Derinin duyu organı olarak kabul edilmesi bu reseptörler nedeniyledir.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

BİR YORUM YAZIN