Güncel Çevre Sorunlar Konu Anlatımı

12.06.2020
A+
A-

Biyoloji ayt konu anlatımı, Biyoloji tyt konu anlatımı , Biyoloji yks konu anlatımı… Merhaba arkadaşlar sizlere bu yazımızda Güncel Çevre Sorunlar hakkında bilgi vereceğiz. Yazımızı okuyarak bilgi edinebilirsiniz..

Güncel Çevre Sorunlar

Yeryüzünde yaşayan canlıların hayat boyunca etkileşim halinde bulunduğu ortam çevre olarak adlandırılır. Canlı ve cansız varlıkların etkileşim halinde olduğu sınırları belirli yaşama ortamlarına ise ekosistem denir. İnsanların doğal ekosistemleri barınma, beslenme ve diğer amaçları için kullanılmasına bağlı olarak çevre Zarar görür ve çevre kirliliği dediğimiz durum oluşur.

Hızlı nüfus artışı ve kentleşme, teknolojinin ilerlemesi gibi olaylar doğal kaynaklarımızı tehdit etmekte ve çevrenin hızla bozulmasına, kirlenmesine neden olmaktadır. Bu kirlenme ise doğal kaynakların dönüşümsüz olarak azalmasına, belki bir gün bitmesine neden olmaktadır. Çevre kirlenmesine neden olan maddelere atık ,atıkların bırakıldığı yere ise alıcı ortam denir.

Çevre kirliliği;

Hava Kirliliği

Atmosferde toz, duman, gaz, koku ve su buharı şeklinde bulunan kirleticilerin insanlara ve diğer canlılara zarar verebilecek miktara yükselmesidir.

Hava kirliliğine kükürt dioksit, azot oksitler, hidrojen florür, aldehitler, hidrokarbonlar, katranlar ve radyoaktif gazlar sebep olur. Hava kirliliğinin yoğunluğu; insan, hayvan ve bitkilerin sağlığı ile yaşam kalitesini olumsuz yönde etkiler. Hava kirliliğine sebep olan toz partiküller, solunum güçlüğü meydana getirebilir. Güneş ışınlarının bir kısmını tutarak insan vücudunda doğal yolla D vitamini oluşumunu engeller buna bağlı olarak raşitizm hastalığı ve tüberkülozun yayılmasına aracılık eder. Ayrıca toz partiküller, bitkilerin yapraklarını kaplayarak solunum ve buharlaşmayı engeller. Yaprakların fizyolojik işlevlerine zarar verir. Havada toz hâlinde bulunan ağır metal parçacıkları ise sindirim sistemi bozukluklarına, akciğer kanserine yol açabilir.

Karbon Ayak İzi; Bireyin atmosfere salınımına neden olduğu bir yıllık CO2 miktarıdır. Karbon ayak izi genellikle bir yıllık zaman dilimi için hesaplanır. Genellikle ton ya da kg olarak ifade edilir. Örneğin bilgisayarınızı 32 saat çalıştırmanız atmosfere 1 kg CO2 eklenmesine neden olur. Bu koşullarda daha az zarar görmek için öncelikle bireylerden başlamak üzere yeryüzündeki bütün toplumlar gibi bizim de karbon ayak izimizi küçülterek üretim ve tüketimdeki dengeyi ayarlamamız gerekmektedir.

Karbon ayak izimizi nasıl azaltırız?

Kulanım halinde olmayan ve elektrik tüketen her şeyin kapalı tutulması
Isınma ve duşta minimum sıcaklıkta su kullanımı
Su vb. doğal kaynakları yeterli düzeyde kullanmak,
Evinizde iyi bir yalıtım sistemine sahip olmak, hem cebinize hem de doğaya karşı oldukça faydalıdır.
Enerji tasarrufu özelliği taşıyan ev gereçleri kullanmak başlangıçta biraz maliyetli olsa da sonradan sizi hem karlı hem de doğa dostu yapar.
Bir sebze ya da meyveyi mevsimi dışında tüketiyorsanız, onun üretilmesi için doğal olmayan ve gereğinden çok fazla enerji kullanıldığından emin olabilirsiniz.

Su Kirliliği

Otobiyolojik temizlenme: Su kaynağı içinde bulunan kirleticilerin yine aynı kaynakta yaşamını sürdüren canlılar ve oksijenin etkisiyle zararsız hâle gelmesidir.

Ancak günümüzde artan nüfus ve tüketime bağı olarak akarsu kaynaklarına karışan kirleticilerin miktarı da artmıştır. Bu durum otobiyolojik temizlenmenin yetersiz kalmasına ve su kirliliği sorununun ortay çıkmasına neden olmuştur. Su kirliliği su kaynağının kimyasal, fiziksel, bakteriyolojik, ekolojik özelliklerinin olumsuz yönde değişmesidir.

Su ayak izi, tükettiğimiz mal ve hizmetlerin üretimi için ihtiyaç duyulan su miktarını ölçen temel göstergelerden biridir. Yeme, içme, temizlik, kişisel bakım gibi ihtiyaçlarımız için kullandığımız su, buz dağının sadece görünen yüzü. Kullandığımız ürünler üretilirken hatırı sayılır miktarda su tüketiliyor. Sudaki ayak izimiz de tüm bu kriterler hesaba katılınca ortaya çıkıyor.

Su Ayak İzimizi Nasıl Küçültürüz?

Öncelikle ev ve ofislerimizde su tasarrufuna yardımcı olan uygulamaları benimsememiz şart.
Kullandığımız ürünleri bilinçli seçerek, atıklarımızı geri dönüştürerek, sadece su değil enerji tasarrufuna da dikkat ederek; özetle sürdürülebilir bir hayat kurarak sudaki ayak izimizi azaltmak mümkün.
Tarımsal üretimde damla sulama gibi yöntemlerin kullanılması.
Sanayide suyun verimli kullanılmasıysa, birbiriyle ilişkili pek çok sektörde tasarrufu tetikliyor.
Evde musluğu açık bırakmayın, diş fırçalarken ve traş olurken suyu kapatın, gereksiz yere sifon çekmeyin, su kaçaklarını engelleyin, düşük akımlı duş başlığı kullanın, daha kısa duş alın, bulaşıkları makinede yıkayın, atık yağları belediyelerin gösterdiği yere bırakın, ekolojik deterjan kullanın, atık pilleri özel toplama yerlerine bırakın, plastik ambalaj ve tüketimini azaltın, kullanılmayan ilaçları atık ilaç toplama noktalarına teslim ediniz.

 

Toprak Kirliliği

Toprak kirliliği, topraktaki zehirli kimyasalların (atıkların veya kirleticilerin) insan sağlığı ve/veya ekosistem için risk oluşturacak kadar yüksek konsantrasyonlarda varlığı olarak tanımlanır. Toprakta doğal olarak bulunan kirleticilerin seviyeleri doğal olarak bulunması gereken seviyeleri aşarsa, toprak kirliliğinden bahsedilebilir.

Toprak kirliliğinin Önemli Sebepleri

Hava ve suları kirleten maddeler toprağın kirlenmesine de etki eder.
Toprak kirliliğine neden olan etmenlerin başında tarım ilaçları gelmektedir.
Ev, işyeri, hasta hane ve sanayi atıkları
Radyoaktif atıklar
Hava kirliliği oluşan asit yağmurları
Gereksiz yere aşırı yapay gübre ve ilaçlama yapılması
Hızlı nüfus artışı
Endüstriyel atıkların toprağa karışması,

Toprak kirliliğini önlemek için;

Verimli tarım topraklarında yerleşim ve sanayi alanları kullanılmamalı
Yeşil alanlar artırılmalı
Ev ve sanayi atıkları, toprağa zarar vermeyecek  şekilde toplanıp depolanmalı ve toplanmalı,
Yapay gübre ve tarım ilaçlarının kullanılmasında yanlış uygulamalar önlenmeli,
Nükleer enerji kullanımı bilinçli şekilde yapılmalıdır.

 

Gürültü Kirliliği

Rahatsız edici ve sağlığı olumsuz etkileyici ses biçimi olarak tanımlanır. Ulaşım araçları, endüstri kuruluşları ve eğlence araçları tarafından meydana getirilen rahatsız edici sesler bu kirliliğin temel ögelerini oluşturur. Gürültü; insanlarda fiziksel, fizyolojik ve psikolojik rahatsızlıklar meydana getirir. Kılcal damarların daralmasına, kan basıncının artmasına, kalp atışı, kan dolaşımı ve solunum rahatsızlıklarının meydana gelmesine neden olabilir. Dikkat eksikliğine neden olarak iş gücü verimini düşürebilir. Mide hastalıklarına, işitme kayıplarına, hormon dengesizliklerine ve kas gerilmelerine neden olabilir.

 Gürültü kirliliğini azaltmak için;

Hava alanlarının, endüstri ve sanayi bölgelerinin yerleşim bölgelerinden uzak yerlerde kurulması,
Motorlu taşıtların gereksiz korna çalmalarının önlenmesi,
Kamuoyuna açık olan yerler ile yerleşim alanlarında elektronik olarak sesi yükseltilen müzik aletlerinin çevreyi rahatsız edecek seviyede olmasının önlenmesi,
İşyerlerinde çalışanların maruz kalacağı gürültü seviyesinin en aza indirilmesi,
Yerleşim yerlerinde ve binaların içinde gürültü rahatsızlığını önlemek için yeni inşa edilen yapılarda ses yalıtımı sağlanması,
Radyo, televizyon ve müzik aletlerinin evlerde rahatsızlık verecek seviyede seslerinin yükseltilmemesi gerekmektedir.

 

Işık Kirliliği

Işık kirliliği, yanlış yerde, miktarda, yönde ve zamanda ışık kullanılmasıdır.

İnsanın algılar yoluyla edindiği bilginin %95’ini görme duyusu ile aldığından önemlidir. Işık kirliliği farklı şekillerde gerçekleşir; “ışık taşması”, “kamaştırıcı ışık”, “aşırı ölçüde ışık”, “gökyüzü aydınlatmaları”, şeklinde gruplandırılır.

 

Besin Kirliliği

Bir su kirliliği biçimi olan besin kirliliği, aşırı besin girdisi ile kirlenmeye işaret eder. Genellikle azot veya fosfor içeren besin maddelerinin alg büyümesini teşvik ettiği yüzey sularının ötrofikasyonunun birincil nedenidir. Besin kirliliği kaynakları arasında çiftlik tarlaları ve meralardan yüzey akışı, fosseptik ve besleme alanlarından deşarjlar ve yanma emisyonları sayılabilir.

Fazla besinler potansiyel olarak aşağıdakilere yol açacak şekilde özetlenmiştir:

Nüfus etkileri: alglerin aşırı büyümesi (çiçek açar)
Topluluk etkileri: tür kompozisyonu değişimleri (baskın taksonlar)
Ekolojik etkiler: gıda ağında değişiklikler, ışık sınırlaması
Biyojeokimyasal etkiler: aşırı organik karbon (ötrofikasyon); çözünmüş oksijen eksiklikleri (çevresel hipoksi); toksin üretimi
İnsan sağlığına etkileri: içme suyunda aşırı nitrat ( mavi bebek sendromu ); içme suyunda dezenfeksiyon yan ürünleri
Biyoçeşitlilik etkileri: aşırı yosun çiçeklenmesi.

 

Radyoaktif Kirlilik

Radyasyon, elektromanyetik dalgalar ve parçacıklar biçimindeki enerji yayılımı ya da aktarımıdır. Radyoaktif maddeler parçalanarak çevreye alfa (α), beta (β) ve gama (γ) gibi ışınlar yayar.

Bu ışınlardan gama bütün vücuda zarar verirken alfa ışınları derinin dış yüzeyine etki eder. Beta ışınları ise deri ve deri altı dokusuna zarar verir.
Radyasyona (nükleer ışıma) maruz kalmış canlılarda ortaya çıkan sorunların başında kanser ve sakat doğumlar gelir. Radyasyon doku hasarlarına da neden olabilir.
Radyasyon etkisi canlılarda mutasyona neden olabilir.
Bitkilerde de anormal büyümelere neden olmaktadır.
Kablosuz internet ağları, cep telefonları, ortamda radyoaktif dalgalar oluşturan araçlar, birçok canlı hücreyi doğrudan etkilediği ve genlerin yapısında bozulmaya neden olduğu yapılan araştırmalarla belirlenmiştir.

Radyasyondan korunmak için alınabilecek önlemler:

Özel giysiler (kurşun önlük, özxel maske) kullanılmalı,
Radyasyon kaynağından uzak durulmalı, en kısa sürede radyosyonlu ortam terk eidlmeli
Radyosyonlu cihazlarla yapılan teşhis ve tedaviye sık sık başvurulmamalı
Nükleer santrallerde kazalara karşı gerekli önlemler alınmalı, bu santrallerden çıkan atıklar güvenli bir yerde  depolanmalı
Yurt dışı kaynaklı nükleer atıkların denizlerimize atılması önlenmeli
Dünyada nükleer silah denemeleri yasaklanmalı
Ozon tabakası korunmalıdır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

BİR YORUM YAZIN