Maddenin Halleri Konu Anlatımı

25.06.2020
A+
A-

Kimya ayt konu anlatımı, Kimya tyt konu anlatımı , Kimya yks konu anlatımı… Merhaba arkadaşlar sizlere bu yazımızda Maddenin Halleri hakkında bilgi vereceğiz. Yazımızı okuyarak bilgi edinebilirsiniz..

Maddenin Halleri

Maddenin hallerine geçmeden önce madde nedir sorusunun cevabını verelim

Madde: Madde ya da özdek, uzayda yer kaplayan, hacmi ve kütlesi olan tanecikli yapılara denir. 5 duyu organımızla algılayabildiğimiz (hissedebildiğimiz) canlı ve cansız varlıklara denir. Maddenin en küçük yapı birimi atomdur.

Madenin Halleri

Maddenin halleri sıvı, katı, gaz ve plazma olmak üzere dörde ayrılır. Bunları kısaca tanımlayalım.

Sıvı: Basınç ile hacmi değişmeyen, bulunduğu kabın doldurduğu kısmının şeklini alan akışkan maddelerdir. Belirli hacimleri vardır. Sıvı tanecikleri titreşim ve yerdeğiştirme hareketi yaparlar. Katı halden sonraki en düzenli hal olarak nitelendirilir.

Gaz: Bulunduğu kabın hacmini alabilen, basınç ile hacminde önemli değişiklikler olan akışkan maddelerdir. Belirli hacimleri yoktur. Gaz tanecikleri titreşim, öteleme ve dönme hareketi yaparlar. En düzensiz hal olarak nitelendirilir.

Katı: Akışkan olmayan, basınç ile hacmi değişmeyen genellikle sert ve kırılabilen maddelerdir. Belirli hacim ve şekilleri vardır. Katı tanecikleri titreşim hareketi yaparlar. En düzenli hal olarak nitelendirilir.

Plazma: Gaz halinin ısıtılarak maddenin molekül, atom, iyon ve elektronlarının bir arada bulunduğu karışımdır. N2, N, N+ ve e– nin bir arada bulunduğu durum plazma haline örnektir. Bunun yanında ateş, güneş, yıldız ve floresan lambaları plazma haline örnektir.

Şimdi ayrı ayrı maddenin hallerini özelliklerini inceleyelim .

Sıvılar ve Özellikleri

Tanecikleri birbiri ile temas ve etkileşim halinde olan fakat tanecikleri birbiri üzerinde kayarak öteleme hareketleri yapabilen fiziksel hal sıvı halidir. Sıvılar, içerisinde bulundukları kabın şeklini alırlar. Sahip oldukları bu hacim içerisinde titreşim ve öteleme hareketi yaparak sürekli yer değiştirirler.

Sıvıların Özellikleri

Sıvılar içinde bulundukları kabın şeklini alırlar.
Basınç yükseltildiğinde sıvıların hacimleri ölçülebilir büyüklükte değişmez.
Sıcaklık yükseltildiğinde hacimleri az da olsa arttığından yoğunlukları düşer.
Birbirleri içinde çözünebilen iki sıvı temasa geldiklerinde, az da olsa birbirlerinin içinde yayılırlar.
Sıvılar akmaya karşı direnç gösterirler.
Sıvıların yüzey gerilimleri vardır.
Açık kaptaki sıvılar buharlaşırlar.
Bu özellikler her sıvıda olmasına rağmen sıvıdan sıvıya farklılık göstermektedir.

Vizkozite Nedir?

Sıvıların akmaya karşı gösterdiği direnç viskozite olarak adlandırılır. Viskozitesi büyük olan sıvılar küçük olanlara göre daha yavaş akar. Örneğin balın akıcılığı, suyun akıcılığından daha küçüktür. Çünkü balın viskozitesi suyunkinden büyüktür.

Sıcaklık arttıkça sıvıların viskozitesi azalır, akıcılığı artar. Örneğin viskozitesi yüksek olan asfalt yola dökülmeden ısıtılır viskozitesi azaltılarak akışkan hale getirilir. Sıvıların molekülleri arasındaki çekim kuvvetinin büyüklüğü ile viskozite doğru orantılıdır.

Buharlaşma ve Kaynama Olayları

Buharlaşma bir maddenin kaynamadan sıvı halden gaz hale geçmesi sürecidir. Kaynama buharlaşmanın özel bir durumudur; bir maddenin, sadece belirli bir sıcaklığa eriştiğinde, sıvı halden gaz hale geçme sürecidir. En önemli fark, buharlaşmanın sıvının yüzeyinde; kaynamanın sıvının tamamında gerçekleşmesidir.

Buharlaşma sıvının yüzeyinde gerçekleşir. Çünkü yüzeydeki bir moleküle içteki moleküller tarafından etki eden çekim kuvveti azdır.
Buharlaşma her sıcaklıkta görülür. Sıvının gaz fazına geçmesi endotermik bir olaydır.
Sıcaklık ve sıvının yüzey alanı arttıkça buharlaşma artar, dış basınç arttıkça buharlaşma azalır.
Buharlaşan sıvı gerekli olan enerjiyi komşu taneciklerden aldığı için sıvının sıcaklığı düşer.
Kaynama bir sıvının çok hızlı buharlaşmasıdır. Bir sıvının buhar basıncının dış basınca eşit olduğu anda sıvının her yerinden kabarcıklar çıkmasına kaynama denir.
Kaynama sıvının her yerinde olur.
Saf maddelerin belirli kaynama noktaları vardır.
Deniz seviyesinden yukarılara çıkıldığında dış basınç düşeceğinden sıvının gaz fazına geçişi kolaylaşır, kaynama noktası azalır ve buharlaşma kolaylaşır.

Katılar ve Özellikleri

Katı, maddenin, atomları arasındaki boşluğun en az olduğu halidir. “Katı” olarak adlandırılan bu haldeki maddelerin kütlesi, hacmi ve şekli belirlidir.

Katıların Özellikleri

Bütün maddeler atom ve moleküllerin çeşitli şekillerde bir araya gelmesiyle ortaya çıkar.
Katıdaki atomlar, özellikle elektriksel karakterli kuvvetlerle, belirli konumlarda bir arada tutulurlar.
Katı atomları bu denge konumları etrafında ısısal etkiler nedeniyle titreşim hareketi yaparlar.
Fakat düşük sıcaklıklarda bu titreşim hareketi azdır ve atomlar hemen hemen sabit gibi düşünülebilir.
Maddeye ısı enerjisi verilirse bu titreşim genliği artar.

Katı maddeler amorf katılar ve kristal katılar olmak üzere ikiye ayrılır.

Amorf Katılar

Atom, iyon ya da moleküllerin rastgele yığıldığı, sert, sıkıştırılamayan ve belirli geometrik kristalleri olmayan katılara amorf katılar denir. Plastikler, cam, tereyağı, lastik gibi katılar amorf katılara örnek olarak gösterilebilir.

Amorf katılar ısıtıldıklarında belirli bir sıcaklık aralığında yumuşarlar, yumuşamanın başladığı sıcaklığa camsı geçiş sıcaklığı denir.

Kristal katılar

Gördüğünüz tüm katıların en ez %90’ı kristal katılar grubuna girer. Atomların, iyonların veya moleküllerin belli bir geometrik kalıba göre istiflenmesiyle oluşan katılara kristal katı denir. Kristal katıların yapı, erime noktası, yoğunluk, sertlik gibi fiziksel özellikleri bu katıları meydana getiren atom, iyon ve molekülleri bir arada tutan çekim kuvvetlerine bağlıdır.

Kristal katılar, tanecikler arası çekim kuvvetlerine göre iyonik, moleküler, kovalent, metalik olarak sınıflandırılır.

İyonik Kristal Katılar: İyonlardan oluşan kristallerdir. İyonlar İyonik bağlarla bir arada bulunurlar. İyonların bir kısmı pozitif, bir kısmı negatif olduğundan, bu zıt yüklü iyonlar birbirini elektrostatik çekim kuvveti ile çekerler. Kristali oluşturan İyonların büyüklükleri (çapları) genellikle farklıdır. Bu farklılık iyonlar arası boşlukların oluşmasına neden olur. Bunun sonucunda iyonlar bu boşlukları doldurarak kristal yapıyı oluşturur.

Moleküler Kristal Katılar: Örgü yapısını atom veya moleküllerin oluşturduğu kristallerdir. Moleküler kristallerdeki atom veya moleküller Van der Waals ve hidrojen bağları ile birbirine bağlanırlar. CO2, H2O, SO2, C12H12O11 ve I2 gibi katılar moleküler kristallere örnektir.

Kovalent Kristaller: Örgü noktalarında atomlar bulunur. Kovalent kristaller, katının bütünü içindeki atomlar arasında oluşan kovalent bağ örgüsü ile meydana gelirler. Bu kovalent bağlar, kristal içinde üç boyutlu bir ağ yapısı oluş¬tururlar. Kovalent kristallere örnek olarak elmas, SİC, SİO2 … vb. verilebilir. Kovalent katılar çok sert olup, yüksek erime noktasına sahiptirler. Elektrik akımını iletmezler.

Metalik Kristaller: Her örgü noktasında aynı metalin katyonları bulunur, bu katyonlar belirli bir düzene göre yerleşmiş olup tüm katı boyunca elektron bulutlarıyla çevrilmişlerdir. Örgüdeki bağlar ise + yüklü iyonlar ile serbest elektronlar arasındaki elektrostatik çekme kuvvetlerinden ileri gelir. Metalik katılara örnek olarak Na, Mg, Ag, Au . . . vb. verilebilir.

Gazlar ve Özellikleri

Madde taneciklerinin birbirinden bağımsız olduğu ve maddenin akışkan olduğu hal gaz halidir.

Gazların Özellikleri

Maddenin en düzensiz halidir.
Birbirleriyle her oranda karışarak homojen karışımlar oluştururlar.
Bulundukları kabın şeklini ve hacmini alırlar. Gaz tanecikleri arasında büyük boşluklar vardır. Bu boşluklardan dolayı gazlar bir kuvvetin etkisiyle sıvılaşana kadar sıkıştırılabilir.
Tanecikleri arasında çekim kuvvetleri katı ve sıvılarınkine oranla çok azdır.
Bulundukları kabı tümüyle doldururlar, çünkü sınırsız yayılma özellikleri vardır.
Maddenin en yüksek enerjili halidir.
Titreşim, yer değiştirme ve öteleme hareketi yaparlar.
Tanecikler arası uzaklığın en fazla olduğu haldir.
Akışkandırlar ve sıkıştırılabilirler.
Yoğunlukları katı ve sıvılara göre daha düşüktür.
Gaz tanecikleri birbirlerinden bağımsız devamlı hareket halindedir.à Esnek olan doğrusal çarpışmalar yaparlar. Çarpışma sonunda birbirlerine yapışmazlar, hareket doğrultuları değişir, enerji kayıpları olmaz.
Isıtıldıklarında bütün gazlar sıcaklık değişimi karşısında aynı orandaà genleşirler. Bu nedenle genleşme katsayısı gazlar için ayırt edici değildir.
Gerçekte ideal gaz yoktur. Gazlar ancak bu ideal hale yaklaşabilirler. Gazlar düşük basınç ve yüksek sıcaklıkta en idealdirler. Mol kütlesinin küçük olması idealliği artırır.

Plazma ve Özellikleri

Maddenin 4. hali plazmadır. Madde gaz hale geçtikten sonra ısıtılmaya devam edilirse belli bir sıcaklıktan itibaren iyonlaşma başlar. İlk önce bir elektron atomu terk eder ve böylece pozitif yüklü bir iyon oluşur. Daha sonra iyonlaşmalar devam eder ve iyonlar, elektronlar ve nötr atomlar bir arada bir karışım oluşturur. Bu karışıma plazma hali denir. Plazma haline iyonize gaz da denir.

Kütlesinin çoğunluğu serbest yüklü parçacıklar oluşturmasına karşın plazmalar dışarıya karsı yüksüzmüş gibi davranır. Çünkü plazma içindeki eksi işaretli yüklerin miktar, artı yüklerin miktarına eşittir. Bu özellikler nedeniyle plazmalar opaktır yani ışığı geçirmez, dağıtır.
Plazmalar, yüklü parçacıklardan oluştukları için elektrik ve manyetik alanlardan etkilenir.
Yapılarındaki yoğun serbest yüklü parçacıklar nedeniyle plazmalar iyi bir ısı ve elektrik iletkenidir. Plazmalar, metaller içinde en iyi iletken olarak bilenen gümüşün iletkenliğinin 102 katından bile daha büyük bir iletkenliğe sahiptir.
Plazmalar  bulundukları kabı doldurmadan bulut şeklinde kümelenirler oysaki gazlar kabı tümüyle doldurur.
Plazma ortamında gerçekleşen kimyasal tepkimeler olağan gaz ortamında gerçekleşen kimyasal tepkimelerden çok daha hızlıdır.
Bir plazmanın herhangi bir yerinde bir değişiklik oluşturulursa bu değişiklik plazma içinde her yöne ışık hızıyla yayılır. Oysa bir gaz kütlesinin içinde oluşturulan değişiklik her yöne ancak ses hızıyla yayılır. Bir başka değişle enerji plazma tanecikleri arasında ışık hızıyla taşınırken gazlarda bu taşınma ses hızıyla gerçekleşir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

BİR YORUM YAZIN